Disable Preloader
Untitled Document

Yağ Enjeksiyonu

Yağ Enjeksiyonu

İnsanoğlu daima dinç ve genç görünmek ve öyle de kalmak istemiştir. Zaman içinde yer çekimine bağlı olarak yüzümüzün belli yerlerindeki yağ dokuları yer değiştirip daha aşağı bölgelere inerler. Böylece oluşan boşluklar ve çöküntülü bölgeler ise bizim yaşlı görünmemizi sağlayabilir. Aynı şekilde el sırtındaki yağlı kısmın erimesi sonucu deri buruşur ve diğer bir yaşlılık belirtisi görünür hale gelir.
Yüz ve el açıkta olduğu için her zaman dikkat çekmiştir ve insanlar bunlara çok ihtimam göstermiştir.

Bu açıkları kapatmak için çeşitli kimyasal dolgu maddeleri çıkarılmış ve bunların insan vücuduna en uygun olanı ve insan vücuduna zarar vermeyeni bulunmaya çalışılmıştır ki bu da hiyaluronik asitten yapılan dolgu maddeleridir. Bu dolgu maddeleri vücutta ortalama 6 – 12 ay kalırlar ve kaybolurlar.

Nihayet 90′ lı yılların sonuna doğru insanın kendi yağ dokusu dolgu maddesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Fazla yağlı bölgelerden alınan yağlar, kısa bir işlemden geçirildikten sonra çökük bölgelere veya şişirilmesi gereken yerlere enjekte edilmiş ve başarılı sonuçlara ulaşılmıştır. Bu yağ dokusu sonuçta tamamen kaybolmamakta ve % 25- 30 oranında kalıcı olmaktaydı. Uzun yıllar bu teknik yüzde uygulanarak ve tutunan yağ dokusu oranı artırılmaya çalışılarak devam uygulanmıştır.

Ancak çökük bölgelere doldurulan yağlardan geride kalan miktarlar yetersiz olunca birkaç defa yapma gerekliliği gündeme gelmiş ve bu uygulama sonunda aynı bölgeye iki veya üç uygulama yapılmış ve her seferinde tutan miktarlar üst üste gelince o bölgenin tamamen dolması sağlanmıştır.

Şimdi Sistem Tamamen Değişti

Nihayet son yıllarda geliştirilen bir alet sayesinde alınan yağların bir defada enjeksiyonu ile istenilen sonuç elde edilmeye başlamıştır. Tarafımızca ilk defa İstanbul’a getirilen alet kapalı bir yağ transfer sistemidir. Aletin içinde, özel şırıngası ile santrifüj edilen yağdan, kök hücreden zengin saf adipoz yağ dokusu elde edilir. Santrifüj sonunda; yaşlı ve yorgun, ölümü yakın yağ dokusu parçaları, trigliseritler, kan hücreleri, diğer kan maddeleri ve sular ayrılır. Ortada biriken kısım, saf adipoz yağ dokusu olup içinde yüksek sayıda kök hücre içerir. 

Bu Sayede Devrim Sayılabilecek Olaylar Olmuştur, Şöyle ki;

1) Bilindiği gibi silikon taktırmadan meme büyütmekmümkün değildi. Fakat artık mümkün. Yani sizden alınan yağ ile göğüsleriniz silikonsuz ve kalıcı olarak büyütülebilmektedir. Fakat bu durum tüm ihtiyaç sahipleri için değil, yapılabilecek kişiler için geçerli bir yöntemdir. Çünkü memede bu yeni enjeksiyon sistemine rağmen verilen yağ dokularının bir kısmı erimektedir. Bu yüzden meme çok küçükse ikinci bir enjeksiyon gerekebilmektedir. Bazı durumlarda kişinin yağı yetersiz ise küçük bir adele altı silikon ve üstüne de yağ enjeksiyonu yapıldığında daha iyi sonuç alınmakta ve bu durumda kapsül kontraksiyonu da görülmemektedir.  

2) Bacakların diz altı iç kısımlarındaki ALT BACAK EĞRİLİĞİ nedeniyle etek giymekten çekinen bayanların bu sıkıntıları için tek çözüm yine silikon protezdi. Artık bu yöntemle, bu bölge kişinin kendi yağıyla doldurulup, silikon proteze ihtiyaç olmadan kişinin rahatlıkla etek giymesi sağlanmaktadır. Bu bölgede enjeksiyon sonrası yağın kalıcılığı çok daha fazladır ancak kişinin kendisinde burayı dolduracak kadar yağ bulunmalıdır. Başka bölgelerdeki yağlar vakumla alınır ve alette işlemden geçirilerek, yağlar kök hücre bakımından zengin hale getirilip bacağa enjekte edilir. 

3) Çok düz poposu olan bayanların bu bölgelerine de silikon protez istekleri olmakta ve bu yüzden oldukça sıkıntılı ameliyatlar yapılmaktadır. Gerek bacağa, gerek popoya yapılan silikon ameliyatları meme silikonları kadar kolay ve ameliyat sonrası rahat değildir. Bu yüzdendir ki bir defada yağ enjeksiyonu ile buraların doldurulup istenilen çıkıntının (BREZİLYA TİPİ POPO) elde edilmesi büyük bir kolaylık getirmiştir. Popodaki yağ enjeksiyonu da yüksek oranda kalıcıdır.

4)Bu kadar zor işleri bir defada başaran yağ transfer sistemi YÜZ GENÇLEŞTİRME’ de de harikalar yaratmaktadır.

5)Bu yeni yağ transfer sistemi ile ilerleyen yaştan dolayı bozulan el sırtı cildinde EL SIRTI GENÇLEŞTİRMESİ yapılmaktadır. 

Başarıyı Arttırmak için Herşeyi Yapmalıyız

Bu sistemde de, enjekte edilen yağın kalıcılık yüzdesini artırmak ve komplikasyon oranını düşürmek için aynı ameliyatta bir işlem daha gerçekleştirmekteyiz. Trombosit dediğimiz kan hücreleri, pıhtılaşmada rol oynadığı gibi yara iyileşmesinde de rol oynamaktadır. İnsandan alınan iki tüp kan, özel bir santrifüj işleminden geçirilince, trombosit bakımından zengin plazma kısmı (PRP) ayrıştırılmakta ve özel enjektörü ile tüpün içinden alınmaktadır. Kök hücre bakımından zengin bu kan plazması (PRP) ve yine kök hücre bakımından zengin santrifüj edilmiş yağ hücreleri karıştırılarak, birlikte vücudun gerekli yerine enjekte edildiğinde, yağ hücrelerin enjekte edilen bölgeye tutunma oranı % 90‘ın üzerine çıkmaktadır. Yalnız bu oran memede biraz daha düşük olabilmektedir.
ÖNEMLİ OLAN, KENDİ PROBLEMİNİZİ KENDİ DOKULARINIZLA HALLETMEKTİR.